Kamuda Kanayan Yara: 4/D’li Bakım İşçilerinin Mağduriyeti Büyüyor, Çözüm Memuriyet!
ANKARA - 11.10.2026 - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde, devletin en zor ve hassas görevlerinden birini üstlenen 17 nolu sağlık ve sosyal hizmetler işkolundaki 4/D sürekli işçiler, kamudaki statü adaletsizliğinin en büyük mağdurları haline geldi. Yıllardır bedensel ve zihinsel engelli bireylere 7/24 hizmet veren, fiziksel ve psikolojik olarak tükenme noktasına gelen bakım elemanları; maruz kaldıkları “üvey evlat” muamelesinin son bulması için tek çözümün memuriyet kadrosuna geçirilmek olduğunu haykırıyor.
Aynı Kurumda, Aynı İşi Yapanlara Farklı Muamele
Devletin şefkat eli olarak sahada en ağır yükü sırtlayan 4/D’li bakım işçileri, aynı çatı altında çalıştıkları memur ve sözleşmeli personelle aralarındaki devasa statü uçurumunun gölgesinde eziliyor.
Memurlar haftada 40 saat çalışıp evlerine dönerken, İş Kanunu’na tabi olan 4/D’li engelli bakım elemanları haftada 45 saatlik ağır bir mesaiye mahkum ediliyor. Zaten fiziksel güç ve yüksek sabır gerektiren, hastaların öz bakımından yaşam desteklerine kadar her anlarında yanlarında olan bu işçiler için fazladan çalışılan her saat, bel fıtığı, kas rahatsızlıkları ve psikolojik tükenmişlik olarak geri dönüyor. Bu ağır tabloya rağmen “yıpranma payı” haklarının dahi verilmemesi, mağduriyetin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Aileler Parçalanıyor, Kariyer Kapıları Kapalı
4/D statüsündeki işçilerin yaşadığı mağduriyet yalnızca mesai saatleriyle sınırlı değil. Belki de en büyük çile, “tayin ve yer değişikliği” haklarının ellerinden alınmış olması. Eşi başka bir şehirde çalışan, ailesi parçalanma noktasına gelen binlerce 4/D işçisi, statüleri gereği kurumlar arası geçiş veya tayin hakkından tam anlamıyla faydalanamıyor.
Bununla birlikte, yıllarını bu mesleğe vermiş, tecrübe kazanmış, hatta üniversite bitirmiş engelli bakım elemanları “görevde yükselme” veya “unvan değişikliği” sınavlarına giremiyor. Kariyer yolları tamamen kapalı olan bu işçiler, emekliliklerine kadar aynı pozisyonda, aynı yıpratıcı şartlarda çalışmaya mecbur bırakılarak adeta bir “sistem çıkmazına” hapsediliyor.
Maaş Polemikleri Gerçek Acıları Gizliyor
Son dönemde sosyal medyada ve bazı platformlarda kamu işçilerinin memurlardan fazla maaş aldığı yönündeki sığ tartışmalar, 4/D işçilerinin yaşadığı gerçek dramı perdelemekten öteye gitmiyor. İşçiler, “Maaş tartışmaları yüzünden parçalanan ailelerimiz, tükenen sağlığımız, verilmeyen tayin haklarımız ve kapalı olan kariyer kapılarımız görmezden geliniyor” diyerek isyan ediyor. Hiçbir maaş farkının, parçalanmış bir aileyi birleştiremeyeceği veya kaybedilen sağlığı geri getiremeyeceği vurgulanıyor.
Mağduriyetin Tek Çözümü Net: Memuriyete Geçiş!
Kamuda çalışma barışını temelden sarsan, işçileri statü farklılıkları yüzünden mağdur eden bu sistemin yamalarla veya geçici vaatlerle düzeltilemeyeceği artık herkes tarafından biliniyor.
Daha önce Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki ASDEP personelinin memur (4/B) kadrosuna geçirilmesi, devletin istediği takdirde bu mağduriyeti bitirebileceğinin en somut kanıtı. Şimdi aynı haklı beklenti, 17 nolu işkolunda canını dişine takarak çalışan engelli bakım elemanları ve tüm 4/D’li işçiler için geçerli.
Artık sendikaların, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ve hükümet yetkililerinin bu sessiz çığlığı duyması gerekiyor. Kamudaki statü karmaşasının, ayrımcılığın ve 4/D mağduriyetinin çözümü nettir: İşçilerin koşulsuz şartsız, liyakat ve tecrübelerine uygun memuriyet kadrolarına geçirilmesi!





